Bir Kardeşlik Projesi

Yaz tatili sebebiyle çeşitli ülkeleri ziyaret, konferans veya toplantılar vesilesi ile dolaşıyorum. Birkaç gün önce bir delikanlı yanıma geldi, selam verip hürmetle kendisini tanıttı ” Sizin öğrencinizdim” dedi. Dersler zoom üzerinden anlatıldığı ve öğrenciler genelde görüntü açmadıkları için simaları tanıma tek taraflı oluyor. Onlar bizi tanıyor ama biz onları tanıyamıyoruz. Sophia Academy’de öğrencilik nasıldı? Diye sordum. Şöyle dedi: Hocam, bazı şeyler anlatılmaz, yaşanır.” Bu senin dediğini “aşk” için kullanıyorlar dedim. “Evet benim için de bir “aşk” oldu Sophia Academy” dedi. Nasıl yani? Dedim. Anlatmaya başladı.

“Hocam ben Edebiyat Fakültesi mezunuyum. Dört yıl boyunca güzel hocalardan güzel dersler aldık, çok şey öğrendik. Ancak bir yanımız yani dini bilgilerimiz eksik kaldı. Sistemsiz bir şekilde kişisel olarak okuduğumuz eserler oldu ise de istenen seviyeye gelemedik. Ben dinini yaşamaya çalışan bir ailenin az-çok dindar sayılabilecek bir çocuğuyum. Sophia Academy’den bir arkadaşım vesilesi ile haberdar oldum. O kayıt yaptırmış, bana dedi ki “gel, bu sene hafta sonlarını değerlendirelim, bir sene devam edelim beğenmezsek bırakırız” dedi. Biraz ayak sürüdüm, sonra arkadaş hatırına kabul ettim. Kayıt yaptırdık. Önce dersleri You Tube’den takip ettim. Baktım olacak gibi değil, bazı konularda sorular sormam lazım, diyerek canlı olarak derslere katılmaya başladım. Her ders, bir saat sürüyordu. Hocalar bir derste neredeyse bir kitaplık mevzu anlatıyorlardı. Bir insanın günümüzde ciltler dolusu kitapları alıp-okumasının neredeyse imkânsız olduğunu herhalde söylemeye gerek yok. Ayrıca bir kitabı okuduğunuzda tek taraflı bilgilenmiş oluyorsunuz. Oradaki bilgileri diğer kitaplarla karşılaştırmak ve bir sonuca varmak gerekiyor. Bunu yapmak için işi-gücü bırakıp akademisyenler gibi masa başına oturmak lazım geliyor. Oysa Sophia Academy’de baktım hocalar bizim için bir ilim sofrası hazırlamışlar. Çiçeklerden özleri toplayıp bal haline getirmişler. Sıkmadan her hafta sonu birer saat kelamdan, tefsirden, siyerden, İslam hukukundan, hadisten hazmedilmiş şekilde konuları dinliyorum. Zihnimdeki soruların çoğuna cevap aldım. Kalanları da sordum, cevaplarını aldım. Sonuçta sadece hafta sonlarımın bir kısmını değerlendirerek işlerim olduğunda da You Tube dan dinleyerek üç yılı tamamladım, mezun oldum. Tadına doyamadım, master programına da kaydoldum. Şimdi onu da bitirmek üzereyim. Bitirince boşa düşmekten korkuyorum. Keşke daha uzun sürseydi, diyorum. Ortalama bir ilahiyat mezunu kadar bir ilahiyat alt yapım olduğunu düşünüyorum. Şimdi etrafıma ışık saçmaya, insanların dini sorularını cevaplamaya başladım. Böylece sadece kendime değil, etrafıma da faydam dokundu. İşte onun için tarif etmekte zorlanıyorum. Hiç tahmin etmediğim bir seviyeye geldim. You Tube da birisi bir şey anlatınca eğri mi, doğru mu daha rahat değerlendirebiliyorum. Bir eseri açtığımda onu daha rahat anlıyor ve anlatabiliyorum. Son bir şey söyleyeyim. “Kim akıl etti ise, kim bu hocaları bir araya getirmiş ise Allah ebeden razı olsun” dedi. Son olarak bir fotoğraf çektirelim de grupta paylaşayım, kardeşlerimi bir çatlatayım. Ekranda gördüğünüz hoca yanımda, diyeyim dedi. “Kardeşlerim derken” dedim. “Hocam biz sınıf arkadaşlarımızla kardeş olduk” dedi. Artık kim nerede ne yaparsa dünyanın dört bir yanından bir birimizle haberleşiyoruz. Yakında hep birlikte temel kaynaklarımızdan birisini okuma projemiz bile var, dedi. Keyfle dinledim.

Öğrencimizi dinleyince bir kere daha anladım ki, bir müesseseyi değerli kılan en önemli şey, onun binaları değil, öğretim kadrosu ve yetiştirdiği öğrencilermiş. Ayrıca öğrenciler arasında öyle bir kardeşlik bağı kurulmuş ki, “hocam benim 36 kardeşim var” deyince şaşırdım. Şu hadis aklıma geldi: “İnsanoğlu öldüğü zaman üç kişi hariç herkesin amel defteri kapanır…sâlih evlad.” Anlaşılan o ki, bu ifade sadece biyolojik evladları değil, “sâlih talebeleri” de kapsıyor. Ayrıca her birinin yaptığı tebliğ, “iştirak-ı a’mâl-i uhreviyye” kaidesince herkese aynı şekilde yazılıyor. 36 yıllık akademik hayatımda bu kadar keyifli, bu kadar insana haz veren bir duygu yaşadığımı hatırlamıyorum. Özellikle öğrencilerden gelen geri dönüşümler, bizlerin aşkını ve şevkini artırıyor, her eğitim yılına yeni bir aşk yeni bir heyecan ve daha fazla ve daha güzel şeyler anlatma arzusu ve gayretiyle giriyoruz. Dünyanın neresine gidersek gidelim öğrencilerimizle karşılaşıp onların samimi düşünce ve teşekkürlerini duyunca, arşivlerde ve kütüphanelerde yuttuğumuz tozlar, uykusuz geceler unutuluyor yerine tarifi imkânsız bir huzur ve mutluluk geliyor. Güzellikler paylaşıldıkça çoğalıyor, hüzün ve kaderler paylaşıldıkça azalıyor. Ali Fuat Başgil, rahmetlinin bir sözü vardı, “Genç Arkadaş! Düşün! Düşün! Ve sonra! Gençliğini oynamakla geçiren, ihtiyarlığını ağlamakla geçirir. Gençler düşünebilse, ihtiyarlar yapabilseydi bu dünya bambaşka bir yer olurdu.

Ben de sesimizin ulaştığı kişilere diyorum ki, sizin bu güzelliklerden istifade etmenizi engelleyen nedir? Unutmayalım ki, bir daha dünyaya gelme şansımız yok! Halkımız, “Bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır” diyerek meseleyi özetlemişler. “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer, 9) ayeti ise sizi ilme ve irfana çağırıyor.

Prof. Dr. Osman Kaşıkçı

Sophia Acedemy İslam Hukuku Anabilim Dalı

Öğretim Üyesi

Neden Sophia Academy? | Dr. Osman Bodur

OB
Dr. Osman Bodur
Sophia Academy Öğrenci İşleri ve Hadis Hocası

Yaklaşık on yıl önce Avrupa’ya gelmek zorunda kaldım. Türkiye’de hadis alanında doktoramı tamamlamış, özellikle hadislerin yorumu üzerine akademik çalışmalar yapmıştım. Türkiye’de akademisyenlik hayalleri kurarken kendimi Avrupa’da buldum.

İlk olarak Hollanda’da bir üniversitede yaklaşık üç yıl görev yaptım. Ancak üniversite, yaşadığı mali sıkıntılar sebebiyle faaliyetlerini sonlandırdı. Ardından, 2018 yılında kıymetli büyüğümüz Bahattin Ayyıldız Hocamızın kuruculuğunu yaptığı Sophia Academy Vakfı ile tanıştım.

Allah kendisinden razı olsun. Bahattin Hocamız vakfın hedeflerini, amaçlarını ve Avrupa’da yapmayı planladığı hizmetleri bizlere anlattı. Gerçekten de bu vakfın çok güzel faaliyetlere vesile olabileceğine bizleri inandırdı.

Henüz Covid-19 salgını başlamadan önce vakıf yüz yüze eğitimlere başlamıştı. İslami ilimlerde çeşitli dersler veriliyor, Kur’an eğitimleri düzenleniyor ve Hollanda toplumunda sağlam karakterli bireylerin yetişmesi için büyük gayret gösteriliyordu.

2019 yılında şu sorunun üzerinde durduk: “Acaba bir ilahiyat fakültesi müfredatına uygun kapsamlı bir eğitim programı hazırlayabilir miyiz?” Yapılan istişareler neticesinde Hollanda ve Belçika’da ilahiyat eğitimi verilmesine karar verildi ve kayıtlar açıldı. O dönemde yaklaşık 35 öğrenci kayıt yaptırmıştı. O zaman vakfın devam eden derslerinin yanında ilahiyat dersleri de fiziken verilecekti.

Tam bu sırada Covid salgını başladı. İnsanlar evlerine kapanmak zorunda kaldılar. Fakat Allah’ın takdiriyle bu süreç, online ilahiyat programının bütün dünyaya açılmasına vesile oldu.

İlk yıl kayıtlar açıldığında hepimiz büyük bir heyecan içerisindeydik. “Acaba nasıl bir sonuç elde edeceğiz?” diye bekliyorduk. Beklediğimizin çok üzerinde bir ilgiyle karşılaştık. İlk yıl 150’nin üzerinde öğrenci online ilahiyat programına kayıt yaptırdı. Dünyanın onlarca farklı ülkesinden öğrenciler aynı platformda buluşmuştu.

Bu bizim için tarif edilemez bir heyecandı. Ders vermek, öğrencilerle akademik meseleleri müzakere etmek, ilmi paylaşmak ve onların gelişimlerine katkı sunmak bizlere yeniden büyük bir motivasyon kazandırdı. Açıkçası Avrupa’da böyle bir kurumda, üstelik online olarak ilahiyat dersleri verebileceğimi hiç hayal etmezdim. Sophia Academy bana ve daha birçok hocamıza bu hayali yaşattı.

Zamanla sadece bir öğretim görevlisi olmadık; kalbimizi ve gönlümüzü bu vakfa verdik. Bu hizmetin gönüllüsü ve fedaisi olmaya gayret ettik. Zira yapılan iş çok büyüktü. Bu güzel faaliyetin bir parçası olmak bile çok büyük bir onurdu.

Allah’a hamdolsun, bu yıl dördüncü dönem mezunlarımızı verdik. Bugüne kadar yaklaşık iki yüz öğrencimiz mezun oldu.

Bizi en çok motive eden ise öğrencilerimizden gelen geri dönüşler oldu. Derslerde öğrendiklerini gözyaşları içerisinde anlatanlar, yaşadığı zorluklara rağmen bu eğitim sayesinde ayakta kaldığını söyleyenler, çocuklarını yetiştirirken aynı zamanda ilahiyat eğitimi almaya çalışan fedakâr anneler, yoğun iş hayatına rağmen derslerini aksatmayan öğrenciler…

Gençlerimiz olduğu gibi yetişkin öğrencilerimiz de var. Hanımefendilerimiz var. Hayatın ağır yükünü omuzlarında taşıyan, buna rağmen hiçbir dersi kaçırmamaya çalışan nice fedakâr insan var.

Telefonla arayıp, “Hocam, iyi ki bu eğitimi almışım. Allah sizlerden razı olsun. Bana umut verdiniz, güç verdiniz, yeniden hayata bağladınız.” diyen çok öğrencimiz oldu. O telefonları kapattıktan sonra bizim de gözyaşlarımızı tutamadığımız birçok an yaşadık.

Sophia Academy sadece bir eğitim kurumu olmadı; kalpleri bir araya getirdi, mesafeleri ortadan kaldırdı. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan onlarca insanı İslam’ın güzellikleri etrafında buluşturdu.

Bu süreçte birbirinden güzel hatıralar da yaşadık.

😊 Tebessüm Ettiren Bir Hatıra

Ben aynı zamanda hadis hocasıyım ve öğrenci işleriyle de ilgileniyorum. Bazen öğrencilerimiz bunun farkında olmayabiliyor. Bir gün bir öğrencimiz beni arayıp, “Hocam, hadis hocamız derste biraz hızlı konuşuyor. Kendisine bunu iletebilir misiniz?” dedi. Ben de tebessüm ederek, “İnşallah iletirim.” diye cevap verdim. O hadis hocasının ben olduğumu bilmiyordu. Hâlâ hatırladıkça gülümsediğimiz güzel anılardan biridir.

İnşallah Sophia Academy her geçen gün daha da büyüyecek ve çok daha güzel hizmetlere vesile olacaktır.

Peki neden Sophia Academy’de online ilahiyat okumalısınız?

Çünkü önümüzdeki yıllarda dini ilimlere ve bu alanda donanımlı insanlara çok daha fazla ihtiyaç duyulacak. Farklı mesleklerde uzmanlaşmış insanlar, ilahiyat bilgisiyle birlikte dünyanın karşılaştığı problemlere çok daha sağlıklı çözümler üretebilecekler.

Bir diğer önemli sebep ise yaşadığımız çağdır.

Artık yapay zekâ çağındayız. İnsanlar birçok soruyu yapay zekâya soruyor ve çoğu zaman elde ettikleri bilgiyi sorgulamadan doğru kabul ediyorlar. Oysa kolay elde edilen bilgi, çoğu zaman kalıcı olmaz ve insanı derinleştirmez.

Bu üç yıllık ilahiyat programı size sadece bilgi kazandırmıyor; kaynaklara ulaşmayı, araştırma yapmayı, usul ve metodu öğrenmeyi, ilmi nasıl elde edeceğinizi de öğretiyor. Son sınıfta hazırlanan bitirme tezi ise bütün bu kazanımları akademik bir çalışmayla taçlandırıyor.

Elbette yapay zekâyı kullanmalıyız. Ancak onu ilmin, araştırmanın ve akademik çalışmanın yerine koymamalıyız. Yapay zekâ bizi yönetmemeli; biz onu doğru şekilde kullanmalıyız. Özellikle dini konularda sadece yapay zekâya güvenmek doğru değildir. Çünkü zaman zaman eksik veya hatalı bilgiler verebilmektedir.

Bugün herkesin birkaç saniyede dini konular hakkında konuşabildiği bir dönemde, üç yıl boyunca sistemli bir ilahiyat eğitimi almak ve sağlam bir altyapıyla mezun olmak insana çok büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Bugüne kadar yaklaşık iki yüz öğrencimiz mezun oldu. İçlerinden bir kişinin bile, “Keşke bu eğitimi almasaydım.” dediğine şahit olmadık. Aksine herkes mutlu ayrıldı. Herkes ilimle, irfanla ve güzel dostluklarla dolu bir eğitim süreci yaşadı.

Eğer vaktiniz varsa, buyurun Sophia Academy’e

Eğer vaktiniz yoksa, kendinize mutlaka vakit oluşturun ve yine buyurun Sophia Academy’e.

Çünkü ömür bir sermayedir. Bu sermaye her geçen gün tükeniyor. Eskilerin anlattığı güzel bir misal vardır: Bir adam sıcak havada buz satmaktadır ve sürekli, “Sermayesi eriyen şu adama yardım ediniz.” diye seslenmektedir. Aslında eriyen sadece buz değildir; ömür de her gün biraz daha eksilmektedir.

Bugün “Üç yıl nasıl geçecek?” diye düşünen öğrencilerimizin büyük bir kısmı çoktan mezun oldu. Fakat o üç yılı ilimle, irfanla, araştırmayla ve kendilerini geliştirerek geçirdiler.

Öyleyse hiç vakit kaybetmeyin.

Buyurun Sophia Academy’e …

Bu güzellikleri birlikte yaşayalım.

Sözlerimin sonunda, vakfımızın kuruluşunda büyük emeği bulunan kıymetli hocamız Bahattin Ayyıldız’a, Prof. Dr. Muhittin Akgül’e, ders veren bütün diğer hocalarımıza ve kıymetli çalışma arkadaşım Dr. Ahmet Özberk’e gönülden teşekkür ediyorum.

Yine vakfın yönetim kurulunda olan ve aynı zamanda Hollandaca eğitimler konusunda da kendisinden istifade ettiğimiz Emrullah Erdem abiye ve vakfın muhasebesini takip eden İsa Makaroğlu’na ve Arkada hizmet eden bütün gönüllü ekibimize canı gönülden minnettarım.

Öğrenci işlerinde bizimle çalışan genç kardeşim Tarık’a da canı gönülden teşekkürlerimi arz ediyorum. Emekleri çok büyük.

Ayrıca hayatın bütün zorluklarına rağmen bu programa kayıt yaptıran, mezun olan ve hâlen eğitimine devam eden bütün öğrencilerimize de en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.

“İlmin mesaisi yoktur.” anlayışıyla bu eğitim yolculuğunda her zaman sizlerin yanında olmaya gayret ediyor, aynı heyecanı ilk günkü gibi yaşamaya devam ediyoruz.

Yeni kayıt yaptıracak bütün kardeşlerimize şimdiden başarılar diliyor, Allah’tan ilim yolculuklarını bereketlendirmesini niyaz ediyorum.

Hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Dr. Osman Bodur
Sophia Academy Öğrenci İşleri ve Hadis Hocası

Kendinize En Büyük Yatırımı Yapın | Bahattin Ayyıldız

“Kendinize En Büyük Yatırımı Yapın”

Sophia Academy Vakfı Başkanı Bahattin Ayyıldız

Sophia Academy (Huis der Wijsheid voor Islamstudies en Educatie), 2018 yılında Rotterdam’da bir grup meslektaşımızla kurduğumuz bir vakıftır. Vakfımızı kurarken iki temel hedef belirledik.

Birinci hedefimiz; başta Hollanda olmak üzere Batı’da yaşayan Müslümanlara, İslam’ın temel kaynaklarına dayanan İslami ilimleri akademik ve analitik bir düzeyde sunmak, onların kendi dini ve kültürel miraslarını doğru bir şekilde öğrenmelerine, özümsemelerine ve hayatlarına yansıtmalarına katkı sağlamaktır. Böylece yaşadıkları toplumlarda dini çoğulculuğa bilinçli, yapıcı ve aktif bir şekilde katkıda bulunmalarını hedefliyoruz.

İkinci hedefimiz ise, Batı toplumlarında İslam hakkında merak edilen sorulara sağlıklı ve ilmî cevaplar sunmaktır. Vakfımız, İslam’ı öğrenmek isteyen herkese; inancı, kültürü ve hayat tarzı ne olursa olsun, saygı ve hoşgörü temelinde özgürce soru sorabileceği, alanında uzman akademisyenlerle fikir alışverişinde bulunabileceği bir ortam sunmaktadır. Sevgi, karşılıklı saygı, toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürü, Sophia Academy’nin temel değerlerini oluşturmaktadır.
Bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için hemen yüz yüze eğitime başladık.
Covid-19 sürecinde yüz yüze faaliyetlerimiz geçici olarak yavaşlasa da eğitim faaliyetlerimizi kısa sürede dijital ortama taşıyarak dünyanın dört bir yanındaki öğrencilere ulaştırdık. Bugün Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden öğrencilerimiz Sophia Academy çatısı altında eğitim görmektedir.

Bu dönem Sophia Academy olarak dördüncü mezunlarımızı verdik. Bu zamana kadar iki yüze yakın öğrencimiz eğitim programlarımızı başarıyla tamamladı.

Böyle bir vakfın içerisinde bulunmaktan ve kurucusu olmaktan büyük bir onur duyuyor, Rabbime hamd ediyorum. En büyük mutluluğumuz ise öğrencilerimizden aldığımız samimi geri dönüşlerdir. Hayatlarına dokunabildiğimizi görmek, onların manevi ve ilmî gelişimlerine katkı sağlayabilmek bütün emeklerimizin en değerli karşılığıdır. Bu sebeple her geçen gün daha büyük bir azimle çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Bu süreçte maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen bütün gönüllülerimize ve bağışçılarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Allah kendilerinden razı olsun.

Bir zamanlar Beytülhikme nasıl ilim ve medeniyetin önemli merkezlerinden biri olduysa, biz de Allah’ın izniyle Sophia Academy’nin Batı’da ilim, hikmet, akademik üretim ve sağlıklı din anlayışının önemli merkezlerinden biri olacağına inanıyoruz. Gayemiz; kuru tartışmalar yerine öz ve esas üzerinde duran, toplumsal barışı, sosyal uyumu ve birlikte yaşama kültürünü güçlendiren ilmî çalışmalar ortaya koymaktır.

Yeni dönemde eğitim almayı düşünen kardeşlerimize özellikle şu çağrıda bulunmak istiyorum:

Kendinize bu iyiliği yapın, kendinize bu yatırımı yapın. Ömür, hızla tükenen en kıymetli sermayedir. Bu sermaye tükenmeden İslami ilimleri sağlam kaynaklardan öğrenin ve geleceğe daha bilinçli yürüyün. Bugüne kadar mezun olup da pişmanlık duyan hiçbir öğrencimiz olmadı. Sizler de pişman olmayacaksınız. Bu sebeple yarına bırakmadan bugün kayıt olun ve bu eğitim kervanında siz de yerinizi alın.

Öğrencilerimiz aynı zamanda vakfımızın en büyük gücü ve en değerli paydaşlarıdır. Onların destekleri ve dualarıyla Allah’ın izniyle çok daha güzel hizmetlere imza atacağımıza inanıyoruz.

Sizleri 2026–2027 eğitim yılında Sophia Academy ailesine katılmaya davet ediyoruz. Üç yıllık Online İlahiyat Programımız, iki yıllık İslami İlimler Yüksek Lisans Programımız, Kur’an Arapçası ve Manevi Rehberlik Sertifika Programımız sizleri bekliyor.

Sophia Academy, sahih ilim, irfan ve hikmetle geleceği inşa ediyor. Sizlerin de bu kutlu yolculukta yerinizi almanızı canı gönülden bekliyoruz.

Online ilahiyat kayıt linki için tıklayınız